I. Yaratıcı, "Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zâlimlerden olursunuz!" der. Âdem, ilkin bu emri dinler. Sonra kendini mucit kılacak meraktan bir huy icat eder: Günah işler ve cennetten kovulur. Sonra günahtan korkar, günahtan utanır, günahtan vazgeçer, günahtan kurtulmaya kalkışır. Ve fakat dönüp dolaşıp aynı yerde bulunur. Unutur, hatırlar, çatışır, bütün bunların tekrarına kalkışır ki… efsaneler, dinler, destanlar; sataşmalar, kavgalar, savaşlar; dönemler, devirler, çağlar bu kalkışmaların tarihidir. İnsanın icat isteği tuhaf bir çaba mıdır? Değildir elbette. Olmayacaktır da. Zira insanın gelişmesi için yaratılışla zıtlaşması gerekir. Yaratışa karşı kendi iradesiyle, doğru bir idrak geliştirmelidir. Aksi takdirde insan, yaratılışa sıkışmış amaçsız bir tabiattır; icat çabası ile bu amaçsızlığa meyyal tabiatta inkişaf edip, sebebi ispat etmelidir. II. Söylenenlere bakılırsa A’raf,...
SANAT, KÜLTÜR, EDEBİYAT VE HABER