Ana içeriğe atla

Kayıtlar

resim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Patron için kısa bir analiz ya da… Mehmet Göktepe Resimleri Üzerine Birkaç Söz / Ruhi KONAK

  Sanat eserinin ne olduğunun tartışma konusu olmaktan çıkıp her ürünün biraz sanatsal olduğunun düşünülmeye başlandığı bu günlerde, gerçek sanatçının yorumcu mu, tasarımcı mı, yansıtmacı mı veya yaratıcı mı olduğu üzerine birçok tanımla karşılaşmanız mümkündür. Bu bağlamda gerçek sanatçının kim olduğu sorusuna verilecek belirli bir cevap olduğu söylenemez. Diğer taraftan günümüzde sanatçı icra ettiği işin mahiyeti hususunda kataloglarda saklı eserlerin temellük ettirilmesinden başka bir şey de yapmamaktadır. Dolayısıyla eserin yaratım sürecinin yerini yapım süreci almıştır. Bu bağlamda çoğu güncel eserin yansıttığı hakikat başka bir esere ait olduğundan sanatçısı da bir başkasıdır. Malzemenin çeşitlendirilmesine bağlı olarak tekniğin bir yeteneği dışa vurmaktan çok başkasının duyumunu ima işçiliği üzerine yoğunlaştığı söylenebilir. Herkes aynı resmi mi yapıyor, herkes aynı şiiri mi yazıyor ya da herkesin heykeli bir elden mi çıkıyor bilemeyiz fakat herkesin meseleyi ayn...

Soyutla-n-ma İsteği ve Veysel Saydut Resimleri Üzerine / Ruhi KONAK

Soyutla-n-ma, insanın kendine dayatılan koşullardan ayrılma ve ona karşı bir dil oluşturma çabasıdır. Bu çaba, doğal olanı eleştirme veya onu tamamlama gibi fikirlerden öte, onun ezici iktidar cümlesine karşı kendi cümlesini kurma girişimidir.  Bunu yaparken öznenin kendinde ve kendine göre temellendirdiği ön yargısından sakınmak gerekir. Bu nedenle mevcut dili zorunludur. Nesnenin irade gösterdiği düzenekte, özne tarafından anlaşılmak, suç işlemiş olmak gerekçesiyle dışlanmak anlamına gelir. Dolayısıyla soyut biçim öznenin dayattığı imaja karşı nesnenin pratik cevabıdır.  Bu yapıda biçim ilkelden moderne, öznenin dönemlere göre farklılaşmasında temellenerek çeşitlenen bir sentezdir. Modern zamanlarda soyutla-n-ma girişimi, ilkel insanın doğaya karşı sergilediğinin aksine bir dış mekan kurgusunda gerçekleşir. İnsan; doğa ya da doğadakine karşı değil, çevreleşerek mekanlaşmış insana karşı soyutla-n-ma eğilimindedir. İlkellerdeki vahşi doğa ve kaynaksız güç imgesi bu...

KADININ EVVEL ZAMAN SUSKUNLUĞU VE ALİ DÜZGÜN RESİMLERİ ÜZERİNE / Ruhi KONAK

Üremenin cinsellikle ilişkisi hakkında bilgisi olmayan ilkel insan, yaşamın kaynağı hakkında bilinçsizdir. Nereden geldiğini bilemediği gibi nereye gideceğini de bilemez. Bu muammadan kurtulmak için doğadan yansıyana özdeş fikirler üretir: Ona göre yaşam, bilinçli ruh ve yetenekli bedenin çatıştığı biçimdir. Ruh, sürekliliği doğayla buluşturan bilinçtir. Beden, üretkenliği ve yeteneğiyle ruha rahim doğa ve her koşulda dişi olan maddedir. Eril ise – üremeye katkısı bilinmediği için- evrenin kustuğu uçarı bir tutsaktır: Doğası ve doğrusu kendiyle sınırlı, bütünden kopuk, meçhul bir geleceğin komasıdır. İlkel insanın ruh ve madde ikileminde anlamlandırdığı bu varlık metamorfozu, erili yalnızlığa itmiştir. Bu öyküsüz ve tarihsiz bağlamda, güçlü ve yetenekli anaerkil bedene karşı eril beden güçsüz, varlığı nedensiz ve doğa dışıdır. Erilin doğaya eklenmesi yaratılış efsaneleri ile gerçekleşir. Ruhun kaynaksız, erilin neden...

Çetin Çakmakçı Resimlerinde Kent Ve Kentlilik Üzerine Birkaç Söz… / Ruhi KONAK

Kurgusal alanın genişletilmesiyle mümkün olan kent, evren denen büyük modeldeki kaosun, küçük kopyada ortadan kaldırılma girişimidir. Dolayısıyla kentlileşme insan zihninin hicrete yeltenmesi ve aklın evren hapishanesinden kurtulma çabasıdır. Bu nedenle olsa gerek, tarih boyunca medeniyet olgusu kentli insanın vasıflarından sayılmıştır.  Göçebe veya kırsal alanda meşgul görünenler ise çoğunlukla barbar, medeniyet dışı olarak algılatılmıştır. Göçebenin barbarlığını doğallığına bağlayan zihne göre şiddet, göçebenin doğasıdır. Kentlinin şiddet eğilimi ise bir tasarımdır.  Bu nedenle kentleşme veya kentlileşme aynı zamanda şiddetin doğasından kurtulup, şiddeti doğal olarak kullanabilme girişimidir. Kent, organize edilmiş, her şeyin yerli yerine konulduğu veya buna ilişkin çabanın olduğu bir alandır.  Göçebe insanın, peşinde koştuğu kırsal tanrılar, üretimi elinde tutarken; kentli insan, tanrıların sömürücü tehditlerinden bağımsız kalıp, kendi tüketeceğin...

Zeynep Sakız Resimlerindeki Sır ve BOŞ BEDEN Üzerine… diyorum / Ruhi KONAK

                                                                                                                                  Modernizm, insanı yeniden icat etti diyorum. Bu iddialı gibi görünse de gerçekte iddiası olmayan bir cümle. Çünkü kimse bunun tersi yönde bir fikre itimat etmeyecektir. Kime sorarsanız sorun modern insan kendinden başka...