Seni İncil’i seven İsa gibi sevsem İbadetini şaşırsa tüm kitaplar Mümince bir haykırış olsa sesim Kalbimin titreyen teline bir name-i şehir olsa yıldızlı sözün Seni put’u seven Hristiyan gibi sevsem Dikili bir ruhun örf taşı olsan Açsan içimdeki sevda bayraklarını bir bir Sözsüz konuşsa avluda sallanan mihrimah Seni gözleri hiç görmeyen bir âmânın gökkuşağını sevmesi kadar sevsem İçim renk cümbüşüne karışıp gitse Sessizliği boyasan, Sevdanın bakır teliyle Ah bir tapınak, bir tapan ve bir uzuvluk gibi sevsem seni Kaç renge ayrılırdı cihan, Hangi rengin başına düşerdi, yaz karası ellerin? Ah bir sevsem seni, Kaç Darülaceze doyururdu sesin. Kim bilir ki kimi? Zaman tatsız, başı büyük, uzun kanatlı bir uçuş gibi Oysa sevsem seni Kanadını kanser yapan tümöre Bir dağıtıcı olurdu sesim…
SANAT, KÜLTÜR, EDEBİYAT VE HABER