Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mehmet Akif Ertaş etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Tanpınar’ı Sevmek? / Mehmet Akif ERTAŞ / Lakin Yayınları / Basın Bülteni

Tanpınar’ı Sevmek?, içeriğinden önce kapağındaki Analiz vurgusuyla dikkati çeken bir çalışma. Deneme, inceleme, araştırma gibi terimler varken, niçin özellikle Analiz, kapakta arzıendam ediyor? Çünkü bu çalışmasıyla birlikte üçüncü kitabına imzasını atan Mehmet Akif Ertaş, Türkiye dışında miadı yıllar önce dolan eleştirinin, Türkiye’de de artık tozlu rafa kaldırılması ve oradan indirilmemesi gerektiği düşüncesiyle cümlelerini kurdu ve kurmaya devam ediyor. Analizi, psikanalitikşizonaliz terimini çağrıştırmak için kullanan Ertaş, adından da anlaşılacağı üzere, Tanpınar’ı sevmek fiilini sorguluyor ancak sadece bu fiili sorgulamakla kalmıyor. Sorgusuna, miadını eleştiri gibi doldurması ve tozlu rafa kaldırılması gerektiğini düşündüğü Edebiyat Tarihi’ni ve ona tutunarak bugünlere gelen Hayatı, Sanatı, Eserleri klişesini de dâhil ediyor. Zira sözü edilen başlığın ve klişenin, edebiyatçıyı itibarsızlaştırmakla birlikte, hakikaten okur olmak isteyen okurla edebiyatçı arasına aşılma...

Altüst Etmeyi Önemseyen Bir Edebiyatın İz Sürücüsü: Raymond Queneau / Mehmet Akif ERTAŞ

Kan basınçları “Sürrealizm” sayesinde doruktan doruk beğenen birçok isim, dilin yapısını altüst ederek kendilerini kabul ettirmişlerdir.   1903-1976 yılları arasında yaşayan  Raymond   Quen e au  ise  bu fiilin alanını, karamsarlığını ve ölüm saplantısını sırra kadem bastırmak amacıyla genişletmiş bir edebiyatçıdır.   Le  Havre ,  Seine-Martime’de  dünyaya gelen ,   Sorbonne  Üniversitesi’nde felsefe okuyan, Latince ve Yunancayı bu eğitim ve öğretim k urumuna girmeden öğrenen  Quen e au , karamsarlığın üstüne alaycılığı, ölüm saplantısının üstüne de yaşama tutkusunu boca etmeye başladığı yıllarda; George  Perec ,  Jacques   Roubeau ,  İtalo   Calvino  gibi isimlerin başını çektiği “ oulipo ” akımının değirmenine su taşıyarak  kendisine  özgü  söylemini geliştirmiştir.   Türkçeye “potansiyel edebiyatın ışığı” olarak çevrilebilecek olan  “ l’ouvroir  ...

Seslendirdiği Ezgilere Tevazu Bezeyen Bir İcracı: Mehmet Çalmaşır / Mehmet Akif Ertaş

   “Uzun Hava”, Erzurum’ da doğan ve  “Türk Halk Müziği” için ter döken kadın  seslerden Aysun Gültekin tarafından daha çok seslendirilmektedir.   Gültekin’den önce özellikle Mükerrem Kemertaş, bu formun “Huma Kuşu” gibi nadide eserlerine hayat vermiştir.  Kemertaş’ dışında, “Uzun Hava”nın hakkını veren isim kuşkusuz Mehmet  Çalmaşır’dır.  1947 yılında Erzurum’un Aşkale ilçesinde dünyaya gelen, müzikle halleşmeye okul çağlarında başlayan Çalmaşır, müziğe profesyonel ilk adımını, 1965 yılından itibaren,  bünyesinde yerini aldığı,  Erzurum Halk Oyunları ve Türküleri Derneği’nde atmıştır.  Erzurum Radyosu’na 1967 yılında “ses sanatçısı” olarak alınan ve Erzurum müziğine  emek veren birçok ismin aksine soluğunu büyük şehirlerin birinde almadan Erzurum’da  sürdüren  Çalmaşır,  2008 yılında emekli olmuşsa da, Kemertaş’ın izini “Sanatçının emeklisi  olmaz” ilkesinden ayrılmayarak takip etmiş ve Kars’ı...

SİYAHTA SADECE SİYAHI GÖRMEYEN BİR GÖRÜNTÜ ARKEOLOĞU: RAİNER WERNER FASSBİNDER / Mehmet Akif Ertaş

İstanbul’un ilçelerinden Beşiktaş’taki Bingül Erdem Lisesi’nin son sınıfında okurken, üniversiteye hazırlanmak için dershaneye giden Münevver Karabulut’un, bu dönemde tanıştığı Cem Garipoğlu ile birlikte olması ve Garipoğlu tarafından öldürülmesiyle gelişen olaylar, Türkiye’nin sadece krimonoloji, psikiyatri gibi alanlarda değil, sinemada da sınıfta kaldığını gözler önüne sermiştir. Sadece Çağan Irmak gibi, santimantalitenin can yeleğine tutunarak ilerleyen yönetmenlerin değil, gerçekleştirdikleri çalışmalara sanat filmi yaftası vurularak sözümona tahkir ve tezyif edilen isimlerin de üzerine yoğunlaşmadıkları bu olayın benzeri, psikiyatrlığını eserlerine, tıbbın sektörleşmesini de çuvaldızlayarak aksettiren Alfred Döblin’in Berlin Alexenderplatz/Berlin Alexender Meydanı isimli romanında ele alınmış ve eser, Rainer Werner Fassbinder tarafından, 1979 ve 1980 yıllarında, yazarının kemikleri sızlatılmadan televizyona, Televizyon Dizisi formatında uyarlanmıştır.  Televizyon...