Ana içeriğe atla

Kayıtlar

sevgi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

SENSİZLİK TEKKESİ-I / Ruhi Konak

Biz kaç kişiyiz diye sordum da biraz önce, kim bilir (?) dedim kendi kendime. Kaç kişi olmak icap ederse o kadarız işte... Bu oda, kaç kişinin sensizliğini sığdırabilir ki boşluğuna? Zemindeki yıpranmış halı, duvardaki minyatür, tavandaki altmış voltluk ampul, pencereye yaslanmış tül, şu sehpa, koltuklar, antika sandık bütün bu eşya, kişiden sayılabilir mi? Şu konsol mesela, kaç kez konuşmuşluğum var onunla. Ayna. Önünde durduğum her vakit başka birini anımsatıyor bana. Saksıdaki ebegümecine dokunuyorum. Seviyorum. Canım diyorum sesli sesli gülümsüyormuş gibi yüreğimin içine. Bu saydıklarım kişi olmayacak şeyler, farkındayım. Fakat hafızaları var sanki. Geçmişi andığımızda onların şahitlikleri işe yarıyor gibi. Dokunduğun bu boşluk, sürtünüp geçtiğin şu eşyalar her şeyiyle burada tutuyor seni. Vaz geçtiğin eylemlerin, kenara köşeye bıraktığın sesin, kokun, bakışların senden kopup bu odanın envanterinde kayda alınmış ölümsüz birer kanıt. Her şey yok olsa da onlar burada kalacak....

Tehcir / Emre AY

    barut aldıkça biçimini     artıyor yükü toprağın     dolduruyor içini biçimini veren     azalıyor gücü baharın     kanı hızlı yutuyor burada tabiat     ve revaçta yapma çiçekler     acıtmıyor elimi dikeni gülün     genzimdeki seramik ve plastik kokusu kadar     süslendikçe yüzleri duvarların    taşındıkça kırlar tablolara    balkonlara dizilen saksılar    bir çocuğun gözünde sadece doğadır    saksılar ki el işi bir bahar    mevsimsiz çiçekler için mezar    yankısından telaşlı demirin sesi    ulaştığında tahtadan evlere    bir tek evleri yakmıyor yangın    ve masadaki karanfil de    bir şiire hazırlanıyor yutkunarak yazılacak    karşısında kavaktan alıkonmuş bir sazın    kendi ağıdını yakamayan sazın    paslandığınd...