Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Deneme etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

SENSİZLİK TEKKESİ-I / Ruhi Konak

Biz kaç kişiyiz diye sordum da biraz önce, kim bilir (?) dedim kendi kendime. Kaç kişi olmak icap ederse o kadarız işte... Bu oda, kaç kişinin sensizliğini sığdırabilir ki boşluğuna? Zemindeki yıpranmış halı, duvardaki minyatür, tavandaki altmış voltluk ampul, pencereye yaslanmış tül, şu sehpa, koltuklar, antika sandık bütün bu eşya, kişiden sayılabilir mi? Şu konsol mesela, kaç kez konuşmuşluğum var onunla. Ayna. Önünde durduğum her vakit başka birini anımsatıyor bana. Saksıdaki ebegümecine dokunuyorum. Seviyorum. Canım diyorum sesli sesli gülümsüyormuş gibi yüreğimin içine. Bu saydıklarım kişi olmayacak şeyler, farkındayım. Fakat hafızaları var sanki. Geçmişi andığımızda onların şahitlikleri işe yarıyor gibi. Dokunduğun bu boşluk, sürtünüp geçtiğin şu eşyalar her şeyiyle burada tutuyor seni. Vaz geçtiğin eylemlerin, kenara köşeye bıraktığın sesin, kokun, bakışların senden kopup bu odanın envanterinde kayda alınmış ölümsüz birer kanıt. Her şey yok olsa da onlar burada kalacak....

Tanpınar’ı Sevmek? / Mehmet Akif ERTAŞ / Lakin Yayınları / Basın Bülteni

Tanpınar’ı Sevmek?, içeriğinden önce kapağındaki Analiz vurgusuyla dikkati çeken bir çalışma. Deneme, inceleme, araştırma gibi terimler varken, niçin özellikle Analiz, kapakta arzıendam ediyor? Çünkü bu çalışmasıyla birlikte üçüncü kitabına imzasını atan Mehmet Akif Ertaş, Türkiye dışında miadı yıllar önce dolan eleştirinin, Türkiye’de de artık tozlu rafa kaldırılması ve oradan indirilmemesi gerektiği düşüncesiyle cümlelerini kurdu ve kurmaya devam ediyor. Analizi, psikanalitikşizonaliz terimini çağrıştırmak için kullanan Ertaş, adından da anlaşılacağı üzere, Tanpınar’ı sevmek fiilini sorguluyor ancak sadece bu fiili sorgulamakla kalmıyor. Sorgusuna, miadını eleştiri gibi doldurması ve tozlu rafa kaldırılması gerektiğini düşündüğü Edebiyat Tarihi’ni ve ona tutunarak bugünlere gelen Hayatı, Sanatı, Eserleri klişesini de dâhil ediyor. Zira sözü edilen başlığın ve klişenin, edebiyatçıyı itibarsızlaştırmakla birlikte, hakikaten okur olmak isteyen okurla edebiyatçı arasına aşılma...